Gökkuşağı - Blogcu


Gökkuşağı

- -

Büyük Kürdistan'ı Kurma Sürecinde, Türkmenlerin Akibeti...

 

 

"Sn. Ümit Özdag in „ Telafer `de Türkmen direnisi „ baslikli bir konferansindan müsadenizle, size bazi not ve bilgileri aktarmak isterim. Konferans evvelinde izledigimiz görsel, izlenim esnasinda sagimda ve solunda oturan kardeslerim ve sanirim salondaki tüm izleyicileri, tabii ki nacizane bendenizi de, derin bir üzüntü ve dehsete gark etti. Günesli bir Istanbul ögle evvelinin ruhlara verdigi nese, bu aci hakikatler , Telafer Türkmenlerinin ugradigi MEZALIM, KATLIAM VE ZORBALIKLARI ögrenmekle, yerini bireysel düzeyde karsi gelememenin verdigi bir vicdan azabina birakarak, kaybolup gitti.


Yenicag gazetesi disinda, tiraji yüksek basin kuruluslarimizin, kendilerine gerekli ve önemli bilgi ve haberler sunulmasina ragmen, „ kadim Türk topragi „ Telaferdeki Türkmen katliami ve dehset tablosu ile ilgili haberlere uyguladigi  ambargo ( Ü. Özdag ) ve durumun vehameti nedeniyle, bu satirlari MUTLAKA OKUMANIZI ve bu bilgileri yaymanizi, sizlerden rica ederim.


Telafer, Türkiyemize 80 km uzaklikta, Musul`un batisinda, Türkmenlerin yasadigi bir kent.

 

2002 yilindan beri eskiyanin ordusu bu kente tam 6 adet harekat düzenler. Harekatlar evvelinde, diger mezheplerin de azinlik olarak, kent nüfusunu olusturdugu, sakin, kendi halinde bir kent iken, eskiyanin, Türkmenlere yönelik etnik temizlik ve Pesmerga nüfusu artirmak amaciyla, ev aramalari vb. baski eylemlerine bir tepki olarak 2004 den beri süregelen silahli MESRU Türkmen direnisi, eskiyayi o denli dara düsüren boyutlara ulasir ki, harekat sayisi bugün itibari ile 6 ya ulasir. Bu harekatlar esnasinda sehir yogun bombardina magruz kalarak, yerle bir edilir. Halk, fiziki eziyet, iskence, asagilanma, Türk kadinlarimiza tecavüz gibi insanlik disi uygulamalara maruz kalir. Durumun vehametini, eskiyanin uyguladigi zorbaligin boyutlarini idrak edebilmek icin, yasak kalktiktan sonra, youtube a girip Telafer adini arama motoruna yazmaniz kafi gelecektir.

 

Tüm bu harekatlar cercevesinde, eskiya, hatiri sayilir sayida Türkmen nüfusu, Telaferde ya katlederek, ya göce zorlayarak, siler, yerine Pesmerga nüfusu yerlestirmeye muvaffak olur.


Telaferli Türkmen, Türk kardeslerimizin bizlerle, tarihimizle baglarini, ne de güzel anlatiyor, direnis birimlerine verdikleri adlar. Sultan Abdülhamit, Fatih Sultan Mehmet ve Musulda Mustafa Kemal kitalari. Ve bu kitalarla halen mücadele vermeye de devam ediyorlar.


Irak Türkmen cephesi hakkinda daha genis bilgi icin, sizlere asagidaki linki kopyaladim;

http://www.kerkuk.net/


Eskiya, akp yi, Telaferdeki Türkmen birlik ve beraberligini bölmek icin, o bölgede bir adalet ve kalkinma partisi, firkasi kurmaya zorlar ve yahut ta ikna eder. Nitekim ki bu firka kurulur ve öngörülen amaca uygun faaliyetlerini de ifa eder. Irak Türkmen cephesinin baskani Dr. Saadettin Ergec in yipratilmasi operasyonuna fiilen katilir.


Konferansta verilen bilgilere göre, Telafer bölgesi, 15 Mayista Barzaniye teslim edilecek.!!!


Bilgilerinize


J.M."

 

 

----------------------------                  ------------------------------              ----------------------------

 

Konuyu daha anlaşılabilir kılabileceğini düşünerek bloguma neredeyse tümünü aktardıgım bu önemli yazıda söz edilen konferansın konusunu oluşturan yazı aşağıdadır:

 

 

AKP, 1000 Yıllık Telafer’i Barzani’ye Teslim Ediyor

Prof. Dr. Ümit ÖZDAĞ*

09.05.2008

 

 

 

Telafer Türkmenleri arasında Sünni Türkmen-Şii Türkmen çatışması çıkarmak amacı ile de Amerikan-Barzani ittifakı tarafından değişik komplolar düzenlendi ve Sünni Türkmen gruplar arasında kısmi çatışma çıkarmada başarı da olundu.


Birleşmiş Milletler'in Barzani yanlısı Irak temsilcisi Stefan Mistura tarafından hazırlanan Irak'ta İhtilaflı Bölgelerle ilgili Çözüm Planı’na göre, 450 bin Türkmen’in yaşadığı ve %100 Türkmen olan Telafer kenti ve yine %100 Türkmen kenti olan Altunköprü, Kürt Federe Devleti'ne bağlanacak. Diplomatik kaynaklardan gelen bilgilere göre Barzani Yönetimi, Irak Anayasası'nın Kerkük'te referandum yapılmasını öngören 140. maddesinin uygulanmaması karşılığında, İhtilaflı Bölgelerle ilgili Çözüm Planı çerçevesinde Kerkük ve Musul vilayetlerine bağlı birçok ilçeyi ele geçirecekler.

Yine diplomatik çevrelerin verdiği bilgiye göre BM'nin Irak temsilcisi Stefan Mistura'nın hazırladığı plan Barzani'ye Kerkük referandumu ile ele geçirmeyi hedeflediği toprakların %70'ni verecek.

Alınan bilgilere göre Mistura'nın raporu, Kürt Federe Devleti'ne Musul Vilayeti'ne bağlı Suriye sınırında Arap, Kürt ve Türkmenlerden Sincar bölgesini, sadece Türkmenlerin yaşadığı Telafer kentini, Musul-Erbil arasındaki Mahmur bölgesini, halen Barzani'nin yasa dışı olarak yönettiği ancak Kürt Federe Devletine ait olmayan Altunköprü Kürt bölgesine bırakılacak. Böylece Federe Kürt Devleti kontrolü altındaki alanı büyük ölçüde genişletecek. Böylece Federe Kürt Bölgesi Suriye'nin Kamışlı bölgesindeki Kürt bölgesi ile sınırdaş hale gelecek. Barzani, bu süreci Büyük Kürdistan'a giden yolda ilk adım olarak görüyor.

BM Irak temsilcisi Stefan Mistura, kısa bir süre önce Federe Kürt Devleti yetkilileri ile Selahattin yolu üzerindeki Hanzat Otelinde buluşarak planın detayları üzerinde anlaşmış görünüyor. Stefan Mitsura, planla ilgili Türk Dışişleri Bakanlığı Irak Özel Temsilcisi Büyükelçi Murat Özçelik'e de bilgi vermiştir.

Telafer'in Kürt Federe Devletine bağlanması ile Türkiye'nin Kerkük ile bağlantısı da kesilecek. Barzani, Telafer'i Kürt bölgesine bağlayıp kent üzerinde hakimiyetini sağlamlaştırdıktan sonra 2008 Ekim ayında yapılacak yerel seçimlerde Kerkük'te KDP-KYB'nin başını çektiği ortak liste ile Kerkük yerel meclisini ele geçirmeyi ve yerel meclisten Kerkük'ün Federe Kürt Devleti'ne bağlanması kararını çıkarmayı hedefliyor.

Amerikan ordusu Telafer kentine saldırı düzenledi

450 bin Türkmen'in yaşadığı, nüfusun %75'ini Sünni Türkmenlerin, %20'sini Şii ve %5'ini ise Alevi-Bektaşi Türkmenlerin oluşturduğu Telafer'de ise Türkmenler, 2004'ten bu yana kenti Barzani'ye teslim etmek isteyen Amerikan Ordusu ve Barzani peşmergelerine karşı amansız bir savaş sürdürüyorlar. Telafer'in Türkmen kimliği ve Kürt Federe Devletine bağlanmaması için savaşan 10 bine yakın Türkmen gerilla başlıca Türkmen örgütleri, "Sultan Abdülhamit Kıtaları" (Ketaip Sultan Abdülhamit), "Fatih Sultan Mehmet Kıtaları" (Ketaip Muhammed El Fatih) ve Cemaat de denilen grupta örgütlenmişlerdir. Cemaat grubu, halen Irak İslam Devleti adlı bağlı olarak peşmergelere ve Amerikan Ordusuna karşı savaşıyor.

2004'ten buyana Amerikan Ordusu, kentte EI Kaide olduğu iddiası ile peşmergelerle birlikte Telafer kentine yönelik altı büyük saldırı düzenledi. Birinci Amerikan-Peşmerge Operasyonu Kara Tayfun Eylül 2004'te gerçekleşmiştir. İkinci operasyon Mayıs 2005'te, üçüncü saldırı Haziran 2005'te, dördüncü ve beşinci saldırı "Hakları İade Operasyonu" çerçevesinde iki aşamalı olarak Eylül-Ekim 2005'te gerçekleşmiştir. Altıncı Saldırı "Dük Operasyonu" Nisan 2006'da gerçekleşmiştir.

Ancak bu ağır saldırılara rağmen Telafer'deki Türkmen direnişi durdurulamamıştır. Telafer Türkmenleri arasında Sünni Türkmen-Şii Türkmen çatışması çıkarmak amacı ile de Amerikan-Barzani ittifakı tarafından değişik komplolar düzenlendi ve Sünni Türkmenlerle Şii Türkmen gruplar arasında kısmi çatışma çıkarmada başarı da olundu. Ancak bu tahrikler Telafer'de Türkmen direnişini kıramadı. Telafer'de direniş hala devam etmektedir. Telaferliler bu çatışmalarda 5000 şehit vermişlerdir. 7500'den fazla Telaferli Irak ve peşmerge hapishanelerinde en ağır işkenceleri görmeye devam etmektedir.

Telafer'de Amerikan birliklerinin yanında 8000 peşmergenin işgali devam etmektedir. Kent merkezinden göç eden 70 bin Telaferli Telafer etrafındaki köylere ve Musul'a sığınmışlardır.

Telafer'deki gelişmeler www.telafer.com’da

Telafer ve Altunköprü'nün Kürt Federe Devleti bölgesine bırakılması konusunda Barzani yönetimi ile ilişkileri yoğunlaştırma kararı alan AKP Hükümetinin ise Telafer'in Federe Kürt Devletine bağlanmasına bazı gösteri niteliğindeki çıkış ve açıklamaların dışında karşı çıkmayacağı diplomasi kulislerinde konuşuluyor. "Kerkük'te referandumun iptal edilmesini" kamuoyunun gözünü boyamak için kullanan AKP Hükümetinin Telafer'e en ufak bir ilgi göstermediği ve Telafer Türkmenlerinden gelen yardım isteklerine kısıtlı Kızılay desteği dışında bir yardım cevabı vermediği biliniyor. Esasen AKP Hükümetinin bugünlerde Irak’ta ana meselesinin Irak Türkmen Cephesi’nin İslami bir yapıya kavuşturulması ve İhvani Müslimin (Müslüman Kardeşler Örgütü) aracılığı ile Irak İslam Partisi ile aynı çizgiye sokulması hedefleniyor. AKP Hükümeti bu amaçla, ITC Genel Başkanı Dr. Saadettin Ergeç'i tasfiye ederek, ITC'nin başına adı Türkmen Adalet ve Kalkınma Partisi iken çok göze battığı için Türkmen Adalet Partisine çevrilen Enver Bayraktar'ı geçirmek istiyor. Bu gelişmeler karşısında K. Irak ve Türkmen meselesi ile ilgili sorumluluğu Şubat 2008'de Dışişleri Bakanlığına devreden Genelkurmay Başkanlığının nasıl tepki vereceği merak ediliyor.

Öte yandan Telafer'deki son gelişmeleri kamuoyuna iletmek amacı ile www.telafer.com adlı bir internet sitesi yayına başladı. Bu internet sitesi Telafer'deki gelişmeleri günlük olarak dünya kamuoyuna duyuracak.

*21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü

 

 

http://www.umitozdag.com/

http://www.21yyte.org/tr/yazi.aspx?ID=1808&kat1=1

 

Yorum (0) :: Yorum Yaz! :: Bağlantı

Aydınlık Gelecek Hareketi...

 

 

 

 

Değerli Dostlarım


Dünya görüşünü birbirinden farklı olarak tanımlayan kişi ve siyasi partilerin düşüncelerine değerlendirmelerine bu ortamda yer veriyoruz. Bunun yanı sıra, Türkiye'deki ve dünyadaki verili durumu doğru analiz etmemize yarayacak güncel haber ya da analizleri de aktarıyoruz.


Hepsinden öte bu ortamı sürekli belirttiğim üzere bir ön tanışma, ön değerlendirme, fikir alışveriş ortamı olarak görmemiz gerektiğini belirtiyorum.


AYDINLIK GELECEK Sitesi, asgari programın somut maddeleri üzerinde tartışılacak bir ortam olacaktır. Bundan başka, bir "üniversite" niteliğinde olacaktır. Her tür gerekli ve anlamlı bilgi sitemizde yer alacak.

İnsanlarımızın nicel bilgilerinin eksikliği ile alay etmeyi solculuk sananlara, bilgiyi paylaşmanın yolunu göstererek gerçek "emekten yana" tavrı göstereceğiz.


Yine, aktarılan iletilere bakarak, kabaca ve hatalı olarak bizim siyaset yelpazesinin neresinde yer aldığımız anlaşılmaya çalışıldı bazıları tarafından.

Defalarca söyledim, bu durum, "gören" gözler için AYDINLIK GELECEK HAREKETİ'nin özlü amacında "çok açık" olarak ortaya konuyor.


Eğer kendinizi "sosyalist sol"da ya da "merkez sol"da görüyorsanız, bunu "halkın gerçek solu" olarak okuyabilirsiniz.


Eğer kendinizi "sağ"da görüyorsanız, bunu "emekten yana" "gerçek milliyetçilik, halkçılık" olarak okuyabilirsiniz.

Değerli büyüğümüz Bülent Ecevit'in 1970'lerde dillendirdiği bir slogan vardı: "Bu düzen değişmelidir".


Biz bugün yeniden diyoruz ki: Eğer Mustafa Kemal Atatürk'ün hedeflediği "yüksek akıl, ahlak ve estetiğe" dayanan, "tam bağımsız, gelişmiş bir Türkiye" istiyorsak, "halkçı katılımcı eşitlikçi bir devlet ve Cumhuriyet" istiyorsak, BU DÜZEN DEĞİŞMELİDİR.

Ve bu da köklü bir değişimle yani DEVRİM ile olanaklıdır.


Ve yine eğer biz yerimizde oturuyor ve birileri bizi kurtarıyor ise, bilin ki ortaya çıkan sonuç, geniş emekçi kesimleri için sürekli anlamlı bir olumluluğu içermeyecektir. Yani, HAYATA BİZ HALK OLARAK DOĞRUDAN KENDİMİZ BU YÖNDE MÜDAHALE ETMELİYİZ. Bunun yol ve araçlarını geliştirmeliyiz.

Yeni bir hareket olarak ortaya çıkmamızdan dolayı, her ne kadar bizi olumlu bulsalar ve takdir etseler de, "ayrışmaya" neden olduğumuz, bunun yerine verili bir partinin çatısı altına girip orada mücadele etmemiz gerektiğini söyleyenler oldu. Güzel. Peki bunu nasıl yapacağız?

Daha önce de söyledim, hareketimiz belli bir olgunluğa eriştiğinde, hep birlikte buna karar vereceğiz. Peki bu arada, dünya görüşünü farklı tanımlayan ve farklı siyasi partileri destekleyen insanlar bir araya gelip asgari bir programın somut maddelerini ortaya çıkarsalar, arkasında birlik olup güç oluşturup, verili siyasi örgütleri bu asgari program üzerinden yönlendirmek isteseler, bunun tek amacı "halkının ülkenin çıkarlarının gereğini yapmak" olan insanlar açısından nasıl sakıncası olabilir?

Yine söylediğim üzere, verili tüm siyasi partilerin üst yönetimleri "halksızdır", "halkı nesne olarak görür". Adında ister "işçi partisi" ibaresi olsun isterse "komünist partisi". Değişen durum yoktur. Başarıyı, bir bilenlerin cahil halka bildiklerini dikte ettirmekte arayanlar, kendi açmazlarının ve başarısızlıklarının faturasını da halka yüklemek istiyorlar.


Bir bilenler, annesinin karnından bir bilen olarak doğmadığına göre, "kalıcı bir bilenler" kategorisi "seçkinci" ve "sağcı" anlayıştır.

BİZ BİLGİYİ PAYLAŞACAĞIZ, PAYLAŞARAK BÜYÜTECEĞİZ, BİLGİ AKTARIRKEN BİLGİLENECEĞİZ, BİLGİLENİRKEN BİLGİ AKTARACAĞIZ…

 

Diyalektik budur…

 

Halkçı emekten yana doğrultunun gereği budur…


Bununla verili durumda, kimi insanlarımızın diğerlerinden daha fazla nicel bilgi sahibi olduğunu ve bunun da bir anlamı olduğunu yadsıyor değiliz. Ama bundan "kalıcı bir bilenler" sınıfı türetilmesini doğru bulmuyoruz.


Sonuçta, "emekten yana mücadele", aynı zamanda "eşitsizliklerin, adaletsizlerin" ortadan kaldırılmasını, bilgi dahil her tür olanağın eşitçe herkese sunulabilmesini içerir.

Bugün, ülkemizde insanlarımız "yaşam, hayatta kalma mücadelesi" vermektedir. Siyaseti "hayatın dışında bir şeymiş gibi" sunan insanlara da "kardeşim biz ekmek kavgasındayız" demektedirler. AYDINLIK GELECEK HAREKETİ, "halkın ekmek kavgasının adıdır". Kavgayı da kavganın sahipleri verecektir.


Kurulacak sitemizde, daha ilk yılı içinde BİNLERCE KİTAP, SÖZLÜK, MAKALE paylaşılacak. SANAL KÜTÜPHANE…

Daha fazlasını süreç içersinde birlikte değerlendireceğiz.


Kurulacak İNTERNET GAZETEMİZDE, dünya ve Türkiye'de olup bitenler çok daha anlamlı ve geniş perspektifte sunulacak. Yazarları da "değişmeli olarak" üyelerimiz olacak.


Asgari programı ortaya çıkarma çalışmalarımızda, verimlerimiz KİTAPLAŞTIRILACAK.


Kitaplarımızı başkalarının yanı sıra kendilerinin de emek verdiği her üyemizin almasını bekliyoruz ve bu kitapları hepimizin pay sahibi olacağı KİTABEVİ üzerinden dağıtmayı düşünüyoruz.

İNTERNET SİTESİ, İNTERNET GAZETESİ, KİTABEVİ…tümünün sahipliğinin ortak olmasını düşünüyoruz.


Bunu "ütopik" bulan dostlarım var. Eğer bu ütopik ise yani ancak belli kişilerin sahipliğindeki kuruluşlar başarılı olabilir diyorsak, o zaman "emekten yana yeni bir ekonomik düzen" düşüncesi nerede kalır?


İnsanlarımızı "hap haline getirilmiş ve gerçek yaşamda yeri olmayan kavramlar" üzerinden "sürü" olarak görüp gütmeye çalışan anlayışların hiçbirini sol diye göremeyiz.

AYDINLIK GELECEK HAREKETİ, "emekten ve ülkeden yana" güçleri birleştirecek ve büyütecek, verimli kılacak, donanımlı kılacak, doğrudan amaca dönük hayata etkin müdahale eder hale getirecektir.


"Ülkemize ve halkımıza" ve onun "aydınlık geleceğine" dönük sarsılmaz inancımız, sevgimiz ile sabırla bu yolda ilerleyeceğiz.


Bu arada bir yandan hareketimizin büyümesini istemeyen ancak büyürse de bunu karşısına almayı doğru bulmayan, basit siyaset esnafı taktikleri izleyen dostlarımız var. Bunlar güzel ve şık değildir.

"Halkımıza ve ülkemize" dönük çabalarında samimi olan insanlar bunu doğrudan gösterirler. Verili siyasi örgütlerin varlığının tek nedeni bu olmalıdır. Eğer bu ise, amacımız ortaktır. Gelirler, basit hesaplar yapmaksızın "YOL, ÇARE" olacak bu anlamlı hareketin içinde katkı verirler. Şimdi aldıkları tavırlar, gelecekte onlara dönük bakış açımızı belirleyecektir. Hareket güçlendikçe tavır değiştiren siyaset esnafları ileride hareketimiz içinde hak etmedikleri yeri bulamazlar. En azından ben bu konuda uyarımı zamanı gelince yaparım.

Yine internet ortamını küçümseyen dostlarım var. Sanırım YAHOO'ya 47.5 milyar dolar teklif edilmesini de kavrayamıyor olmalılar. Tabii ki, tek başına "sanal" denilen ortam siyasetin yegane ortamı olamaz ancak "sanal ortam" toplumsal hayatımızın her alanında çok önemli etkin bir iletişim paylaşım aracıdır. Vasat siyaset esnaflarının bunu algılamasını bekleyemiyoruz.


Hayata gerçeklere doğrudan yaklaşan gençlerimiz, nicel bilgi ve deneyim eksikliği ve de acelecilik ile müzdaripler. Birlikte bunları asgariye indireceğiz.

Büyük resmi daha net görüp hayata emekten, aydınlıktan yana bugünden müdahale edebilmenin araç ve yollarını geliştirebilen "yetkin" gençlerimiz "aydınlık geleceğimizin" umudu olacaklardır.


Yolumuz uzun. Tabii ki kısa bir süre sonra, artık biz varız, diyeceğiz hayatın her anında, örneğin yerel seçimlerde, ancak yolumuz uzun hem de çok uzun.


Başlattığımız yürüyüşü, yükselttiğimiz bayrağı, bizden sonra kararlıca sabırlıca doğrultusunu değiştirmeden gençler taşıyacaklar.

Ve inanın TARİH YAZACAĞIZ hep birlikte.

İçten sevgi ve saygılarımla

Kemal ŞİMŞEK

AYDINLIK GELECEK HAREKETİ Kurucusu ve Yoldaşı


--


AYDINLIK bir GELECEK ancak DEVRİM ile GELECEK

http://groups.google.com.tr/group/aydinlik-gelecek-hareketi?hl=tr

 

http://www.turkcelil.com/modules/smartsection/item.php?itemid=2123

 

 

Yorum (0) :: Yorum Yaz! :: Bağlantı

Öbür çocuklar...

 

NEDEN iktidardakilerin çocukları başarılı oluyorlar da, öbür çocuklar bir türlü başaramıyorlar hayata adım atmayı. Nedir bunun sırrı?

Cumhurbaşkanı
'nın oğlu; 14.5 yaşında işçi, 16.5 yaşında patron...

Başbakan'ın oğlu "gemicik" sahibi...

Damat; kamu bankalarının kasasına yanaşmış holdingin başında...

Maliye Bakanı'nın oğlu; ithalattan ihracata, likit yumurtadan mısır işine kadar her yerde para basıyor...

Hangi bakan ya da milletvekilinin çocuğuna baksanız, uçmuş...

Aptal mı öbür çocuklar?

*

Sosyal Güvenlik Yasası henüz Meclis'e sunulduğunda, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün oğlunun, o zamanlar ekonomiden sorumlu Devlet Bakanı Ali Babacan'ın şirketinden "işçi" gösterilmesi ve henüz hiç kimse uyanmadan yasanın emekçilere getirdiği ağır yükten peşinen kurtarılması, az bir şey mi sizce?

Medya, bu iktidarla ilgili rezaletleri tek-tük haberlerle geçiştirip görmezlikten gelse de, bu skandal...

Yapan Cumhurbaşkanı...

Kılıfına uydurulduğu için, yasalara göre açıkça "suç" sayılmasa bile, bu devlet adamlığı etiğine asla sığmayacak bir skandaldır...

Temiz vicdanlara zor sığar.

Hangi inançtır bu?..

Yoksa "dindar bir cumhurbaşkanı" bunun için mi gerekiyordu?

"Kuran'ın emridir" diye devletin tepesi Çankaya'ya tesettürü-türbanı oturtmak tamam da, kutsal kitapta "helal-haram" diye hiç mi hüküm yok?..

*

Ya öbür çocuklar?..

Sokaklarda dolanıyorlar.

Üniversite bitti, diplomalar alındı, yıllarca hayali kurulan o mutlu bir işe başlama gününe geldi sıra.

Ama iş yok...

Çalınan kapılar açılmıyor.

Daha önce de bu köşede paylaşmıştık; anneler-babalar gözlerinin içine bakıyorlar çocukların, bir şey değişmiş değil. Her akşam eve yine müjdesiz ve umutsuz dönmek bir ölüm.

Sofradakilerle göz göze gelmekten çekiniyorlar, lokmalar boğazlarında düğümleniyor, erkenden kapandıkları yataklarında gizli gizli ağlıyor öbür çocuklar.

Bu mudur vicdan?..

Böyle midir adaletiniz?..

 

 

 

Bekir Coşkun

09.05.2008 Hürriyet

http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/haber.aspx?id=8896871

 

Yorum (0) :: Yorum Yaz! :: Bağlantı

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

Asıl yabancı gezegen dünyamızdır...(J.G. Ballard)

Son Yazılarım

  • Büyük Kürdistan'ı Kurma Sürecinde, Türkmenlerin Akibeti...
  • Aydınlık Gelecek Hareketi...
  • Öbür çocuklar...
  • OLİVER CROMWELL'in nutku...
  • Ortalama Türk...
  • ERTUĞRUL ÖZKÖK YAZDI: "AB'NİN PARTİSİ AKP"
  • İP: "AKP ÖN SAVUNMASINDA YALAN SÖYLÜYOR"
  • Boşa giden Yarım Yüzyıl !...
  • İyi ki dönmüşüm...
  • Hüseyin Üzmez Türkiye'nin geleceğidir...
  • Dinden ekmek yiyen uçkur düşkünleri!
  • Kadıköy vapurunda provokasyon...
  • Bizi nelerin beklediğini bilmemiz gerekiyor...!!
  • Sanırım sömürge parçasıyız...
  • “Türk Ordusu’nu sivil yargıya mahkum ettirecekler”
  • O, benim gibi OLMEYCEK TEYZESİ !
  • "BEN Mİ KURTARACAĞIM " Demek "BEN BATIRACAĞIM" demektir...
  • Ergenekon İddianamesi çürük çıktı...
  • TARAF, ZAMAN, BUGÜN'ÜN YALANLARI...
  • Cumhuriyet de darbeymiş!
  • Suçun itirafı...
  • Şimdi bir manyak çıksa...
  • POLİS ARAMADA HUKUKU ÇİĞNEDİ ...
  • AKP neden güçleniyor ve nasıl engellenir?
  • Öğrenci fişleyen öğretmene soruşturma...
  • Kategoriler

  • Alinti-DergilerdenMakaleler
  • Alinti-inceleme-arastirma
  • Alinti-Netten
  • AntikitedenSuzulenler
  • BasindanSectiklerim
  • Deneme
  • DunyaBilgelikOykulerinden
  • DUYURU
  • e-postaylagelenler
  • Esinlenmeler
  • FarkliBakisAcilari
  • Felsefe
  • KendimleKonusmalar
  • KisaAlintilar-Oyku-Roman
  • OzluSozler
  • UstalardanAlintilar-Duzyazi
  • UstalardanAlintilar-Siir
  • Yorum
  • Bağlantılar

  • Ana Sayfa
  • Profilim
  • Arşiv
  • TevFik YaLçın
  • THE ARMENIAN FİLE
  • Gallery of the Seven Wonders
  • Mythology Gallery
  • Oktay Sinanoğlu
  • Gezegenimiz
  • Yaşam Dersleri
  • Siraze.net
  • Düşünen Adam
  • Ayrıntı.net-Felsefe
  • Ayrıntı.net-Nietzsche
  • Kahve Molası
  • İz Edebiyat
  • Güneş Davenport
  • Güvercinevi
  • Historical Sense
  • Sonsuzluk Ötesi
  • Anlamak
  • Mevsimsiz
  • Atatürk Albümü
  • Buğday-Ekolojik Yaşam
  • derKİ-Sayı 20
  • derKİ
  • Prof.Dr. Ahmet Taner Kışlalı'nın yazıları
  • Prof. Dr. Ahmet Taner Kışlalı'nın Kaleminden Orhan Pamuk
  • T.C. Başbakanlık Basın-Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü
  • Siyasi,Ekonomik,Sosyal Araştırmalar ve Strateji Geliştirme Merkezi
  • Antiemperyalizm.org
  • Derin Anadolu-Nihat Genç
  • Prof. Dr. Erol Manisalı-Yazıları
  • Nihat Genç
  • Hakimiyeti Milliye
  • Avrasya Stratejik Araştırmalar Merkezi
  • 2023
  • Tekadam Devrimi
  • Nurettin Veren.net
  • Açık İstihbarat
  • Ermeni Sorunu-İddialar ve Gerçekler
  • Ermeni Araştırmaları Enstitüsü
  • TÜRK TARİHİ-Haçlı Seferleri
  • Türk Tarihi-MİRASIMIZA SAHİP ÇIKMAK
  • HEDDAM
  • Atatürk Videoları
  • Atatürk ve Türkiye Cumhuriyeti
  • ATAMIZ
  • Atatürk Günlüğü
  • Başka Türkiye Yok!!
  • Nuh Tufanı-Kavimlerin Hikayesi ve Türkler
  • Oğuz Oktay-Dostlardan...

    Ziyaretçi Sayacı

  • Blogcu - Turkce ucretsiz blog Guncel bloglar Aktif blogcular Ucretsiz blog